internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Nisan 2022 Cuma
İnternetten uyurken bile para kazanmanın yolları.
Amazon'da satış üzerine Udemy'de ve YouTube'da eğitimleri olan Mehmet Tek, istifade ettiren fikirler serimizin yeni konuğu. E-ticaret ve Amazon'da satışa nasıl başladığını ve eğitim vermeye nasıl karar verdiğini anlatan Mehmet Tek, Amazon'da hem arbitrage hem de private label satışı yapıyor. Yazılım merakı ile başlayan girişimcilik serüveninde amacın, uyurken bile para kazandıracak işler kurmak olduğuna dikkat çeken Mehmet Tek, özellikle yaptığı hatalardan ders çıkarıp bunları diğer insanlar yapmasın diye videolarda anlatmayı önemsediğini söyledi.
Etiketler:
ekonomi,
finans,
internet,
yaşam ve insanlar
7 Temmuz 2014 Pazartesi
İnternet online yazışmalarda kullanılan işaretlerin anlamı
Bana gelen e-maillerde işaretler olur, hiçbirinin anlamını bilmem. Gereksiz bulurum. ne denmek istiyorsa açıkça yazılmalı diye düşünürüm.
Biraz huysuzum bu konuda. Öğrenmek istemiyorum ama geçenlerde gelen bir maildeki bilgiler çok hoşuma gitti. Benim gibi interneti seven ama sohbetlere pek yanaşmayanların bilgi alacağı bir yer olsun istedim.
Bu kurallar yazılı olmayan fakat uyulması sanal ortamda sorunsuz iletişimi sağlayan kurallardır.
Bu kurallara uymak kanuni bir zorunluluk değildir. Çünkü bu kuralları kontrol
edecek herhangi bir gerçek otorite yoktur. ! Ne zaman , uluslararası telif hakları ve net etik kuralları bütün ülkeler tarafından kabul edilirse , işte belki o gün , bu kurallara uymamak cezalandırılacaktır. Internet ortamındaki birçok kaynaktan derlenerek hazırlanan etik kuralları zaman içinde fazla değişmez ama yine de uyulması şiddetle tavsiye edilir.
*Internet ortamı bir çok kişi karşı çıksa da;gerçek kimliğinizi saklayabileceğiniz bir ortam olduğundan gerçek hayattan çok farklıdır.Bu yüzden bu ortamdaki davranışlarımıza dikkat
etmek zorundayız.
*Saygı,olumluluk ve nezaket en büyük dayanak noktamız olmalıdır.
*Büyük harfle yazmayın.HERKES BAĞIRDIĞINIZI DÜŞÜNMEYE BAŞLAR!
*Mesajlarınızı kısa tutun.. Kendinizi daha iyi ifade etmek için smiley ya da bir başka adıyla emoticons (emotional icons) kullanabilirsiniz.
En popüler simgelerden birkaçı :
:-) Mutlu
:-( Kırgın üzgün
:-< Öfkeli
:-o Şaşırmış
:-D Gülen
:-@ Bağıran
;-) Göz kırpan
*Yanıt yazdığınızda sadece sorunun ilgili kısmına mesajınızda yer verin. Gereksiz yere tüm mesajı eklemeyin.Hatta REPLAY (Yanıtla ) tuşunu kullanırken altta kalan ve de size gönderilen mesaji tamamen silin.
*Mesajlarınızda özel bilgilere yer vermeyin. Mesajınızı kimin okuduğunu veya kime nasıl dağıtacağını asla bilemezsiniz.
*Mail'leri "forward" yani başkalarına "ilet"irken mutlaka ve de mutlaka mailin içindeki diğer mail adreslerini SILINIZ ! . Silmemeniz kadar güvenliğe aykırı bir şey daha düşünemiyorum.
Bu bir nevî , sizin ev veya iş adresinizin , sizden izinsiz, milyonlarca kişiye dağıtılmasıyla eş değerdir. !
Mailinizin içinde , sadece sizin kendi ve de karşı tarafın adresinden başka adreslerinin olması hem çok tehlikeli , hem de çok büyük saygısızlıktır.
*Ticari ilan (spam) göndermeyin.Eğer genel kullanıma açık bir ilan panosuna (bulletin board) ya da haber grubuna yazıyorsanız , konudan ayrılmayın. Her haber grubuna reklam göndermek gibi bir hataya asla düşmeyin. Spammi ng olarak adlandırılan bu işlem size flaming olarak geri dönecektir.
FLAMING NEDIR ?
Bazen birilerini farkında olmadan kızdırabilirsiniz. Herkese açık bir ortamda , kızgın ya da kaba bir mesaj , başınızdan aşağı kaynar sular dökülmesine neden olabilir. (Bu duruma flamed denir) .Eğer siz de yanıt verecek olursanız, flame savaşları (flame war) başladı demektir. Ateşi söndürmenin tek yolu genellikle geri adım atmak ve hiç yanıt vermemektir.
*Eğer , bir haber grubuna ya da posta kutusuna reklam gönderecekseniz, konu satırında amacınızı açıkça belirtiniz. Böylece ilgilenmeyen kişiler onu açmadan kolayca silebilecektir.
*Mesaj göndermeye başlamadan önce grubu takip edin.Gruba mesaj göndermeden takip etmek ("lurking" olarak adlandırılır) grubun bakış açısı ve tarzı hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır.
*FAQ (Sıkça Sorulan Sorular) ı okuyun .
(SSS) =FAQ = Frequently Asked Questions.
FAQ'da hem soruları, hem de cevapları bulacaksınız !
Böylece daha önce sorulmuş ve yanıtlanmış soruları tekrar gruba yöneltmemiş olacaksınız.
*Doğrudan size yanıt yazılmasını istemeyin. Sık , sık acil yanıt arayan kullanıcılar haber grubunu takip edemezler ve sorularına yanıt vermek isteyenlerin doğrudan e-mail ile
kendilerine ulaşmasını isterler.
Haber grupları tecrübeleri paylaşmak içindir. Bazıları tartışma, bazıları soru-cevap tarzında olsa da tamamında asıl amaç bilgilerin paylaşılmasıdır . Vermeden almak çok tatsızdır.
Yardım istediğiniz gibi, siz de arasıra diğer kişilerin sorularına yanıt yazmalı, tartışmalara katılmalısınız. Tartışmanın gereksiz yere uzaması durumunda, sadece o kişi ile fikir alışverişine devam edebilirsiniz.
*Binary dosya göndermeyin. Binary'den kastedilen text ( metin ) olmayan dosyalardır. Örneğin EXE uzantılı dosyalar, ZIP dosyalar, vs. Dosya almanız ya da göndermeniz gerekirse "..... isimli dosyası olan göndersin" yerine , dosyanın nerede bulunabileceğini bilen var mı? şeklinde sorun. Eğer dosya sadece bir kişiden temin edilebiliyorsa, doğrudan onunla irtibata geçin.
*Konu dışı mesajlar (off-topic) göndermeyin. Grubun ilgilenmediği mesajlar tepki almanıza yol açabilir. Konu dışı (off-topic) yazarken konunuza uygun başka haber grupları olmadığından emin olun.
*Mesaj göndermeden önce yeni gelen mesajları okuyun.Böylece daha önce yanıt verilmiş bir soruyla ilgilenmek zorunda kalmazsınız.
*Gönderilen mesajları açarken dikkatli olun. Mutlaka ve de mutlaka güncelleşmiş bir antivirus kullanın. Kendi güvenliğiniz için sık sık virüs taraması yapın. Maillere ataşlanmış EXE , BAT , PIF uzantılı dosyaları açmayın.
*Sakin olun . Bir mesajdaki tonu hemen yakalamanız mümkün olmayabilir. Pişman olacağınız bir yanıt yazmadan önce birkaç kez düşünün.
*Sorularınız anlaşılır ve açık olsun.Sorunun ne olduğunu anlatırken aceleci davranmayın. Yazdıklarınızı önce siz okuyarak anlamaya çalışın.
*Mutlaka teşekkür edin. Edin ki , size yazan kişi yazınızın yerine ulaştığından emin olsun.
Ve size faydalı olan bilgiler için de mutlaka kısa bir teşekkür yazısı gönderin. Bu davranışınız gruptaki motivasyonu yüksek tutacaktır.
*İmzalarınızı kısa tutun. Mesajınızın sonuna eklediğiniz isim/adres bölümü 4 satırı geçmesin.
*Elektronik mektubunuza, aynı normal mektuplarda olduğu gibi, bir selamlama cümlesiyle başlayın. İster "Merhaba" deyin ister "Sevgili Falanca,". Böylece insanları karşılamış olursunuz. Belki devamlı yazıştığınız kişilerle bunu yapmayabilirsiniz ama o zaman bile en azından mektubun başına adını yazın.
*Yazılarınıza mutlaka imza atın.
*Elektronik mektuplarınızın konu alanını ASLA ve de ASLA boş bırakmayın. Konu bölümü çok önemlidir. Subject yani konu kısmı boş olan mail'ler öncelikle viruslü mailler olarak şüphe çekecektir. Bir mektubun konusu, onu diğerlerinden ayırt etmenizi sağlayan bir özelliktir. Bu sayede sizin mektubunuz birçok mektup arasından görünür. Buraya her seferinde "merhaba" yazmayınız!.Konunun özeti mahiyetinde bir başlık yazınız.
*Mektuplarınızı büyük harflerle yazmayın. Normal bir mektupta olduğu gibi büyük ve küçük harfleri kullanarak yazın. Tamamı büyük harflerle yazılmış yazıları okumak hem zordur
hem de akıcılığı azaltır. Ayrıca büyük harfler SANKİ BAĞIRIYORMUŞ GİBİ anlaşılmanıza neden olabilir. Mektuplarınızı tamamen küçük harflerle de yazmayın.
*Mektuplarınızın bir satırında 70-75 karakterden fazla karakter olmasın. Yazdığınız mektubu okuyacak olan kişinin nasıl bir bilgisayardan okuyacağını bilemezsiniz. En kötü ihtimalle, bu kişinin mektubunuzu metin temelli bir terminalden okuduğunu varsayabilirsiniz. Bu durumda bir satırdaki karakter sayısının 80'i geçmesi , mektubunuzu okunmaz hale getirebilir.
Bazı mektup programları, gelen bir mektuba cevap vermenizi sağlarken, daha önceki mektubu yeni mektubunuzun içine aktarır. Aktarırken de her satırın başına ">" işareti koyar.
* ">" gibi lüzumsuz ve korkunç bir kirlilik yaratan anlamsız işaretlerdir.
Biraz huysuzum bu konuda. Öğrenmek istemiyorum ama geçenlerde gelen bir maildeki bilgiler çok hoşuma gitti. Benim gibi interneti seven ama sohbetlere pek yanaşmayanların bilgi alacağı bir yer olsun istedim.
Bu kurallar yazılı olmayan fakat uyulması sanal ortamda sorunsuz iletişimi sağlayan kurallardır.
Bu kurallara uymak kanuni bir zorunluluk değildir. Çünkü bu kuralları kontrol
edecek herhangi bir gerçek otorite yoktur. ! Ne zaman , uluslararası telif hakları ve net etik kuralları bütün ülkeler tarafından kabul edilirse , işte belki o gün , bu kurallara uymamak cezalandırılacaktır. Internet ortamındaki birçok kaynaktan derlenerek hazırlanan etik kuralları zaman içinde fazla değişmez ama yine de uyulması şiddetle tavsiye edilir.
*Internet ortamı bir çok kişi karşı çıksa da;gerçek kimliğinizi saklayabileceğiniz bir ortam olduğundan gerçek hayattan çok farklıdır.Bu yüzden bu ortamdaki davranışlarımıza dikkat
etmek zorundayız.
*Saygı,olumluluk ve nezaket en büyük dayanak noktamız olmalıdır.
*Büyük harfle yazmayın.HERKES BAĞIRDIĞINIZI DÜŞÜNMEYE BAŞLAR!
*Mesajlarınızı kısa tutun.. Kendinizi daha iyi ifade etmek için smiley ya da bir başka adıyla emoticons (emotional icons) kullanabilirsiniz.
En popüler simgelerden birkaçı :
:-) Mutlu
:-( Kırgın üzgün
:-< Öfkeli
:-o Şaşırmış
:-D Gülen
:-@ Bağıran
;-) Göz kırpan
*Yanıt yazdığınızda sadece sorunun ilgili kısmına mesajınızda yer verin. Gereksiz yere tüm mesajı eklemeyin.Hatta REPLAY (Yanıtla ) tuşunu kullanırken altta kalan ve de size gönderilen mesaji tamamen silin.
*Mesajlarınızda özel bilgilere yer vermeyin. Mesajınızı kimin okuduğunu veya kime nasıl dağıtacağını asla bilemezsiniz.
*Mail'leri "forward" yani başkalarına "ilet"irken mutlaka ve de mutlaka mailin içindeki diğer mail adreslerini SILINIZ ! . Silmemeniz kadar güvenliğe aykırı bir şey daha düşünemiyorum.
Bu bir nevî , sizin ev veya iş adresinizin , sizden izinsiz, milyonlarca kişiye dağıtılmasıyla eş değerdir. !
Mailinizin içinde , sadece sizin kendi ve de karşı tarafın adresinden başka adreslerinin olması hem çok tehlikeli , hem de çok büyük saygısızlıktır.
*Ticari ilan (spam) göndermeyin.Eğer genel kullanıma açık bir ilan panosuna (bulletin board) ya da haber grubuna yazıyorsanız , konudan ayrılmayın. Her haber grubuna reklam göndermek gibi bir hataya asla düşmeyin. Spammi ng olarak adlandırılan bu işlem size flaming olarak geri dönecektir.
FLAMING NEDIR ?
Bazen birilerini farkında olmadan kızdırabilirsiniz. Herkese açık bir ortamda , kızgın ya da kaba bir mesaj , başınızdan aşağı kaynar sular dökülmesine neden olabilir. (Bu duruma flamed denir) .Eğer siz de yanıt verecek olursanız, flame savaşları (flame war) başladı demektir. Ateşi söndürmenin tek yolu genellikle geri adım atmak ve hiç yanıt vermemektir.
*Eğer , bir haber grubuna ya da posta kutusuna reklam gönderecekseniz, konu satırında amacınızı açıkça belirtiniz. Böylece ilgilenmeyen kişiler onu açmadan kolayca silebilecektir.
*Mesaj göndermeye başlamadan önce grubu takip edin.Gruba mesaj göndermeden takip etmek ("lurking" olarak adlandırılır) grubun bakış açısı ve tarzı hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır.
*FAQ (Sıkça Sorulan Sorular) ı okuyun .
(SSS) =FAQ = Frequently Asked Questions.
FAQ'da hem soruları, hem de cevapları bulacaksınız !
Böylece daha önce sorulmuş ve yanıtlanmış soruları tekrar gruba yöneltmemiş olacaksınız.
*Doğrudan size yanıt yazılmasını istemeyin. Sık , sık acil yanıt arayan kullanıcılar haber grubunu takip edemezler ve sorularına yanıt vermek isteyenlerin doğrudan e-mail ile
kendilerine ulaşmasını isterler.
Haber grupları tecrübeleri paylaşmak içindir. Bazıları tartışma, bazıları soru-cevap tarzında olsa da tamamında asıl amaç bilgilerin paylaşılmasıdır . Vermeden almak çok tatsızdır.
Yardım istediğiniz gibi, siz de arasıra diğer kişilerin sorularına yanıt yazmalı, tartışmalara katılmalısınız. Tartışmanın gereksiz yere uzaması durumunda, sadece o kişi ile fikir alışverişine devam edebilirsiniz.
*Binary dosya göndermeyin. Binary'den kastedilen text ( metin ) olmayan dosyalardır. Örneğin EXE uzantılı dosyalar, ZIP dosyalar, vs. Dosya almanız ya da göndermeniz gerekirse "..... isimli dosyası olan göndersin" yerine , dosyanın nerede bulunabileceğini bilen var mı? şeklinde sorun. Eğer dosya sadece bir kişiden temin edilebiliyorsa, doğrudan onunla irtibata geçin.
*Konu dışı mesajlar (off-topic) göndermeyin. Grubun ilgilenmediği mesajlar tepki almanıza yol açabilir. Konu dışı (off-topic) yazarken konunuza uygun başka haber grupları olmadığından emin olun.
*Mesaj göndermeden önce yeni gelen mesajları okuyun.Böylece daha önce yanıt verilmiş bir soruyla ilgilenmek zorunda kalmazsınız.
*Gönderilen mesajları açarken dikkatli olun. Mutlaka ve de mutlaka güncelleşmiş bir antivirus kullanın. Kendi güvenliğiniz için sık sık virüs taraması yapın. Maillere ataşlanmış EXE , BAT , PIF uzantılı dosyaları açmayın.
*Sakin olun . Bir mesajdaki tonu hemen yakalamanız mümkün olmayabilir. Pişman olacağınız bir yanıt yazmadan önce birkaç kez düşünün.
*Sorularınız anlaşılır ve açık olsun.Sorunun ne olduğunu anlatırken aceleci davranmayın. Yazdıklarınızı önce siz okuyarak anlamaya çalışın.
*Mutlaka teşekkür edin. Edin ki , size yazan kişi yazınızın yerine ulaştığından emin olsun.
Ve size faydalı olan bilgiler için de mutlaka kısa bir teşekkür yazısı gönderin. Bu davranışınız gruptaki motivasyonu yüksek tutacaktır.
*İmzalarınızı kısa tutun. Mesajınızın sonuna eklediğiniz isim/adres bölümü 4 satırı geçmesin.
*Elektronik mektubunuza, aynı normal mektuplarda olduğu gibi, bir selamlama cümlesiyle başlayın. İster "Merhaba" deyin ister "Sevgili Falanca,". Böylece insanları karşılamış olursunuz. Belki devamlı yazıştığınız kişilerle bunu yapmayabilirsiniz ama o zaman bile en azından mektubun başına adını yazın.
*Yazılarınıza mutlaka imza atın.
*Elektronik mektuplarınızın konu alanını ASLA ve de ASLA boş bırakmayın. Konu bölümü çok önemlidir. Subject yani konu kısmı boş olan mail'ler öncelikle viruslü mailler olarak şüphe çekecektir. Bir mektubun konusu, onu diğerlerinden ayırt etmenizi sağlayan bir özelliktir. Bu sayede sizin mektubunuz birçok mektup arasından görünür. Buraya her seferinde "merhaba" yazmayınız!.Konunun özeti mahiyetinde bir başlık yazınız.
*Mektuplarınızı büyük harflerle yazmayın. Normal bir mektupta olduğu gibi büyük ve küçük harfleri kullanarak yazın. Tamamı büyük harflerle yazılmış yazıları okumak hem zordur
hem de akıcılığı azaltır. Ayrıca büyük harfler SANKİ BAĞIRIYORMUŞ GİBİ anlaşılmanıza neden olabilir. Mektuplarınızı tamamen küçük harflerle de yazmayın.
*Mektuplarınızın bir satırında 70-75 karakterden fazla karakter olmasın. Yazdığınız mektubu okuyacak olan kişinin nasıl bir bilgisayardan okuyacağını bilemezsiniz. En kötü ihtimalle, bu kişinin mektubunuzu metin temelli bir terminalden okuduğunu varsayabilirsiniz. Bu durumda bir satırdaki karakter sayısının 80'i geçmesi , mektubunuzu okunmaz hale getirebilir.
Bazı mektup programları, gelen bir mektuba cevap vermenizi sağlarken, daha önceki mektubu yeni mektubunuzun içine aktarır. Aktarırken de her satırın başına ">" işareti koyar.
* ">" gibi lüzumsuz ve korkunç bir kirlilik yaratan anlamsız işaretlerdir.
26 Mayıs 2014 Pazartesi
Rus kızları bize Türkçe öğretecek!
Rus arama motoru Yandex, Türkiye'ye özel yerel çalışmalarına yazım hatalarını da ekledi.
Yandex, Türkiye'de arama sorgularında en sık tekrarlanan yazım hatalarını açıkladı. Yandex üzerinde yapılan milyonlarca sorgu arasında binlerce yazım hatası da yapılıyor.
Yandex, kullanıcıların en sık yaptıkları hataları özel bir sayfada toplayıp, okulların açıldığı bugün yayınladı. dilbilgisi.yandex.com.tr adresindeki özel sayfada, birçok kişi için artık alışkanlık haline gelmiş yazım hataları incelenebiliyor ve sosyal medya sitelerinde paylaşılabiliyor.
Özellikle Türkiyede yerleşik olarak bulunan binlerce rus kızı ise bu özellik sayesinde türkçelerini ilerletecek belkide bizden iyi türkçe konuşup bize öğretmeye kalkacaklar.
Yandex, Türkiye'de arama sorgularında en sık tekrarlanan yazım hatalarını açıkladı. Yandex üzerinde yapılan milyonlarca sorgu arasında binlerce yazım hatası da yapılıyor.
Yandex, kullanıcıların en sık yaptıkları hataları özel bir sayfada toplayıp, okulların açıldığı bugün yayınladı. dilbilgisi.yandex.com.tr adresindeki özel sayfada, birçok kişi için artık alışkanlık haline gelmiş yazım hataları incelenebiliyor ve sosyal medya sitelerinde paylaşılabiliyor.
Özellikle Türkiyede yerleşik olarak bulunan binlerce rus kızı ise bu özellik sayesinde türkçelerini ilerletecek belkide bizden iyi türkçe konuşup bize öğretmeye kalkacaklar.
Etiketler:
internet,
rus kızı,
rus turist,
türkiye,
yaşam ve insanlar
23 Mayıs 2014 Cuma
Facebook'dan kullanıcının özeline giren skandal özellik.
Sosyal medya aracı olarak kullanılan Facebook'a eklenen son özellik, sosyal medyanın amacından saptığını gösterdi.
Facebook'ta şuan kullanımda olan 'İste' özelliği ile örneğin kullanıcılar arkadaşları eğer profil bilgilerinde paylaşmadıysa yaşadığı şehri, memleketi, telefon numarasını arkadaşından isteyebiliyor.
SEVGİLİSİ OLUP OLMADIĞINI SORABİLİYOR
Ancak Facebook bu işi biraz daha ileri bir noktaya getirerek kullanıcıların özeline girmeyi başardı. İlişki Durumu'na el atan Facebook'ta kullanıcılar artık ilişki durumu belirsiz olan arkadaşlarından sevgilisi olup olmadığını sorabiliyor. Bunun için İste butonuna tıklamak yeterli.
HENÜZ TÜM PROFİLLERDE YOK
Henüz tüm profillere yansımasa da yeni özelliğin kısa sürede tüm profillere açılması bekleniyor. Kısacası sevgilinizin olup olmadığını, ilişkinizin nasıl gittiğini soranların sayısı ilerleyen günlerde artacak gibi görünüyor.
Facebook'ta şuan kullanımda olan 'İste' özelliği ile örneğin kullanıcılar arkadaşları eğer profil bilgilerinde paylaşmadıysa yaşadığı şehri, memleketi, telefon numarasını arkadaşından isteyebiliyor.
SEVGİLİSİ OLUP OLMADIĞINI SORABİLİYOR
Ancak Facebook bu işi biraz daha ileri bir noktaya getirerek kullanıcıların özeline girmeyi başardı. İlişki Durumu'na el atan Facebook'ta kullanıcılar artık ilişki durumu belirsiz olan arkadaşlarından sevgilisi olup olmadığını sorabiliyor. Bunun için İste butonuna tıklamak yeterli.
HENÜZ TÜM PROFİLLERDE YOK
Henüz tüm profillere yansımasa da yeni özelliğin kısa sürede tüm profillere açılması bekleniyor. Kısacası sevgilinizin olup olmadığını, ilişkinizin nasıl gittiğini soranların sayısı ilerleyen günlerde artacak gibi görünüyor.
21 Mayıs 2014 Çarşamba
Pornocular üste çıktı.
ABD 'de bir porno sitesi, ülkenin en büyük telif hakları savunucusu ve davacısı durumuna gelmiş durumda. X-Art isimli site , internette telif hakları ona ait olan filmleri indiren herkesi bulup telif hakkı davası açıyor.
Sadece 2013'te açılan davaların sayısı 1.300'e ulaşmış durumda. Bu davalar sonucu kazandıkları tazminatların miktarı ise hatırı sayılır boyutlara ulaşmış durumda. Ancak web sitesinin diğer gelirleri ile karşılaştırıldığında tazminatların toplam miktarı bile küçük kalıyor.
Hukukçular, günde 3 telif hakkı ihlali davası açmanın, aslında bir caydırma politikası olduğunu ve sitenin bu yöntem sayesinde korsan indirmeleri durdurmayı amaçladığını vurguluyorlar.
Ancak davalar konusunda en önemli problem, indirmeleri yaptığı tespit edilen I.P. Adreslerinin sahiplerinin bu eylemleri reddetmesi ve I.P. adreslerinin korsanlar tarafından kopyalandığını iddia etmesi veya aynı kablosuz ağı paylaşan kullanıcılardan hangisinin indirme işleminden sorumlu olduğunun tespit edilememesi.
Geçtiğimiz haftalarda da ABD'de çok sayıda porno endüstrisi çalışanı, telif haklarına saygı gösterilmesi için protesto eylemlerinde bulunmuştu.
"Ayda 40 bin dolar verenle evlenirim."
Rusya'da yaşayan genç bir kadın, kendisine ayda 40 bin dolar verecek bir adamla evlenmek istiyor.
Üstelik internet yoluyla damat adaylarına teklifte bulunan bu genç kadının istekleri 40 bin dolarla sınırlı da değil..
Genç kadın, kendisiyle bir hayatın maliyetinin ayda 40 bin dolar olduğunu belirtmiş.
Kendisinden bahsederken pek çok özelliğini de sıralamış; kayak yapmayı seviyor ve iki dil biliyor. Bunun yanında herhangi bir kötü alışkanlığı olmadığını ve ideal bir gelin adayı olduğunu da eklemiş. Fakat tek istediği 40 bin dolar olmayan genç kadın, Hint Okyanusu'ndan kaplumbağalar ve Umman Denizi'nden köpek balıkları istiyor. Ayrıca evde yaşamak yerine her zaman 5 yıldızlı otellerin suit dairelerinde kalmak istiyor.
Merak edenler için; kendisine 3 yıldır her hangi bir talip çıkmamış..
Üstelik internet yoluyla damat adaylarına teklifte bulunan bu genç kadının istekleri 40 bin dolarla sınırlı da değil..
Genç kadın, kendisiyle bir hayatın maliyetinin ayda 40 bin dolar olduğunu belirtmiş.
Kendisinden bahsederken pek çok özelliğini de sıralamış; kayak yapmayı seviyor ve iki dil biliyor. Bunun yanında herhangi bir kötü alışkanlığı olmadığını ve ideal bir gelin adayı olduğunu da eklemiş. Fakat tek istediği 40 bin dolar olmayan genç kadın, Hint Okyanusu'ndan kaplumbağalar ve Umman Denizi'nden köpek balıkları istiyor. Ayrıca evde yaşamak yerine her zaman 5 yıldızlı otellerin suit dairelerinde kalmak istiyor.
Merak edenler için; kendisine 3 yıldır her hangi bir talip çıkmamış..
11 Mayıs 2014 Pazar
İnternet'ten bekaretini satışa çıkaran amerikalı çılgın kız.
Bekaretini satışa çıkardı şoke etti!
İnternet üzerinden bekaretini açık artırmayla satışa çıkaran Elizabeth Raine kararından vazgeçti. Artık kariyerine odaklanacağını söyleyen genç kadının gerçek kimliği ortaya çıkınca onu tanıyanlar şoke oldu.
ABD'de tıp öğrencisi olan Elizabeth Raine daha önce hiç çıplak bir adam görmediği iddiasıyla en yüksek fiyatı veren kişiye bekaretini satacağını açıklamıştı. Bunun için bir internet sitesi kuran Elizabeth Raine yüzünün gizli tutulduğu fotoğraflarla kendini satışa çıkarmıştı.
Ancak Elizabeth şimdiye kadar tam olarak topladığı 801 bin dolarla birlikte bu işten vazgeçtiğini açıkladı.Eğer olay gerçekleşseydi dahi ABD'de internet üzerinden böyle bir satış yasal olmadığı için ancak Avustralya'dan biri genç kadının bekaretini satın alabilecekti.
Herşeyden vazgeçtiğini ve artık kariyerine odaklanmak istediğin söyleyen Elizabeth Raine sır gibi gizli tuttuğu kimliğini de açıkladı. 27 yaşındaki genç kadının gerçek adı Hanna Kern...
Washington Üniversitesi'nde Hanna ile birlikte okuyan öğrenciler onun aslında Elizabeth Raine olduğunu öğrenince büyük bir şok yaşadı. Çünkü Hanna okulda oldukça sessiz ve içine kapalı bir tipti ve onun bu kadar çılgınca bir şey yapabileceği kimsenin aklına gelmezdi.
İnternet üzerinden bekaretini açık artırmayla satışa çıkaran Elizabeth Raine kararından vazgeçti. Artık kariyerine odaklanacağını söyleyen genç kadının gerçek kimliği ortaya çıkınca onu tanıyanlar şoke oldu.
ABD'de tıp öğrencisi olan Elizabeth Raine daha önce hiç çıplak bir adam görmediği iddiasıyla en yüksek fiyatı veren kişiye bekaretini satacağını açıklamıştı. Bunun için bir internet sitesi kuran Elizabeth Raine yüzünün gizli tutulduğu fotoğraflarla kendini satışa çıkarmıştı.
Ancak Elizabeth şimdiye kadar tam olarak topladığı 801 bin dolarla birlikte bu işten vazgeçtiğini açıkladı.Eğer olay gerçekleşseydi dahi ABD'de internet üzerinden böyle bir satış yasal olmadığı için ancak Avustralya'dan biri genç kadının bekaretini satın alabilecekti.
Herşeyden vazgeçtiğini ve artık kariyerine odaklanmak istediğin söyleyen Elizabeth Raine sır gibi gizli tuttuğu kimliğini de açıkladı. 27 yaşındaki genç kadının gerçek adı Hanna Kern...
Washington Üniversitesi'nde Hanna ile birlikte okuyan öğrenciler onun aslında Elizabeth Raine olduğunu öğrenince büyük bir şok yaşadı. Çünkü Hanna okulda oldukça sessiz ve içine kapalı bir tipti ve onun bu kadar çılgınca bir şey yapabileceği kimsenin aklına gelmezdi.
11 Nisan 2014 Cuma
Facebook ve Google da büyük güvenlik açığı!
İnternet kullanıcılarının kişisel bilgileri Heartbleed Bug adı verilen güvenlik açığı nedeniyle büyük bir tehlike altında.
İnternet trafiğinin önemli bir kısmının güvenliğini sağlayan kriptografik yazılım kütüphanesi OpenSSL’de çok ciddi bir güvenlik açığı tespit edildi. Heartbleed Bug adı verilen bu güvenlik açığıyla, kullanıcı mesajlarının şifrelendiğini düşünürken aslında mesajın şifresini çözecek anahtarı üçüncü kişiler de görebiliyor. Örneğin, kullanıcının kişisel bilgileri, e-mail şifreleri, kredi kartı ve banka bilgilerine üçüncü bir kişi erişebiliyor.
Google’ın güvenlik bölümü ve Codenomicon adlı bir şirketin ortaya çıkardığı bu güvenlik açığının ortadan kaldırılması için servis sağlayıcılar harekete geçti. Zira internetin yaklaşık yüzde 66’sını çalıştıran Apache web sunucusu Open SSL kullanıyor.
HANGİ SİTELER TEHLİKE ALTINDA?
Facebook, Twitter, Tumblr, Instagram, Google, Gmail bu şifreleme sistemini kullandığı için tehlike altında olduğu belirtiliyor.
KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?
Codenomicon sözcüsü, bu sitelere giriş yapan kullancıların acilen şifrelerini değiştirmelerini vurguladı. Uzmanlar, kullanıcılara harfler ve rakamlardan oluşan karmaşık şifreler kullanmalarını tavsiye etti.
Ancak korkulan bir diğer konu, şifre değiştirilse dahi hackerların bilgiler ulaşmaya devam edebileceği.Hacker’ların iz bırakmadan bu açığı 2 yılı aşkın süredir kullandığı da iddialar arasında.
OPEN SSL NEDİR?
Açık kaynak kodlu bir yazılım olan Open SSL, internet üzerindeki iletişimi şifrelemek için kullanılıyor. Ayrıca alışveriş sitelerindeki kredi kartı bilgilerini de gizliyor.
İnternet trafiğinin önemli bir kısmının güvenliğini sağlayan kriptografik yazılım kütüphanesi OpenSSL’de çok ciddi bir güvenlik açığı tespit edildi. Heartbleed Bug adı verilen bu güvenlik açığıyla, kullanıcı mesajlarının şifrelendiğini düşünürken aslında mesajın şifresini çözecek anahtarı üçüncü kişiler de görebiliyor. Örneğin, kullanıcının kişisel bilgileri, e-mail şifreleri, kredi kartı ve banka bilgilerine üçüncü bir kişi erişebiliyor.
Google’ın güvenlik bölümü ve Codenomicon adlı bir şirketin ortaya çıkardığı bu güvenlik açığının ortadan kaldırılması için servis sağlayıcılar harekete geçti. Zira internetin yaklaşık yüzde 66’sını çalıştıran Apache web sunucusu Open SSL kullanıyor.
HANGİ SİTELER TEHLİKE ALTINDA?
Facebook, Twitter, Tumblr, Instagram, Google, Gmail bu şifreleme sistemini kullandığı için tehlike altında olduğu belirtiliyor.
KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?
Codenomicon sözcüsü, bu sitelere giriş yapan kullancıların acilen şifrelerini değiştirmelerini vurguladı. Uzmanlar, kullanıcılara harfler ve rakamlardan oluşan karmaşık şifreler kullanmalarını tavsiye etti.
Ancak korkulan bir diğer konu, şifre değiştirilse dahi hackerların bilgiler ulaşmaya devam edebileceği.Hacker’ların iz bırakmadan bu açığı 2 yılı aşkın süredir kullandığı da iddialar arasında.
OPEN SSL NEDİR?
Açık kaynak kodlu bir yazılım olan Open SSL, internet üzerindeki iletişimi şifrelemek için kullanılıyor. Ayrıca alışveriş sitelerindeki kredi kartı bilgilerini de gizliyor.
Anayasa Mahkemesin'den bir iptal daha.
Anayasa Mahkemesi, BTK'ya elektronik haberleşme sektörüyle ilgili kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi veren kanun hükmünü iptal etti
Anayasa Mahkemesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) elektronik haberleşme sektörüyle ilgili kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi veren kanun hükmünü iptal etti.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun söz konusu düzenlemeyi içeren 51. maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştu.
Başvuruyu esastan inceleyen Yüksek Mahkeme, Kanun'un bu maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline hükmetti.
İptal hükmü, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) elektronik haberleşme sektörüyle ilgili kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi veren kanun hükmünü iptal etti.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun söz konusu düzenlemeyi içeren 51. maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştu.
Başvuruyu esastan inceleyen Yüksek Mahkeme, Kanun'un bu maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline hükmetti.
İptal hükmü, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından 6 ay sonra yürürlüğe girecek.
1 Nisan 2014 Salı
An itibarıyla facebook da kapatıldı.
Twitter'a ve Youtube'a erişimin engellenmesinin ardından gözler diğer sosyal medya ağlarına çevrildi. Türkiye, Twitter ve Youtube'a yapılan engellemeyi konuşurken bugün bir yasak haberi daha gündeme bomba gibi düştü.
FACEBOOK DA KAPATILDI
Mikro blog sitesi Twitter ve dünyanın en büyük video paylaşım sitesi Youtube'tan sonra gözler Facebook'a çevrilmişti. İnternet kullanıcıları "Facebook kapatılacak mı?" sorusunu sorarken beklenen kötü haber geldi. Facebook'un da kapatıldığı yönündeki bilgi kullanıcılar şoke etti.
TWİTTER VE Youtube DA KAPATILMIŞTI
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (TİB), vatandaşların şikayetleri üzerine, Twitter'da kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin ihlali nedeniyle mahkemelerce erişimin engelleme kararı vermişti. Youtube ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’e ait olduğu iddia edilen ses kaydının ardından erişime engellenmişti.
Ayrıntılar gelecek...
(NOT: Tabii bugün tarih 1 Nisan ve bu haber de tamamen şaka amaçlıdır.)
FACEBOOK DA KAPATILDI
Mikro blog sitesi Twitter ve dünyanın en büyük video paylaşım sitesi Youtube'tan sonra gözler Facebook'a çevrilmişti. İnternet kullanıcıları "Facebook kapatılacak mı?" sorusunu sorarken beklenen kötü haber geldi. Facebook'un da kapatıldığı yönündeki bilgi kullanıcılar şoke etti.
TWİTTER VE Youtube DA KAPATILMIŞTI
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (TİB), vatandaşların şikayetleri üzerine, Twitter'da kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin ihlali nedeniyle mahkemelerce erişimin engelleme kararı vermişti. Youtube ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’e ait olduğu iddia edilen ses kaydının ardından erişime engellenmişti.
Ayrıntılar gelecek...
(NOT: Tabii bugün tarih 1 Nisan ve bu haber de tamamen şaka amaçlıdır.)
28 Mart 2014 Cuma
İnternet yasakları cuma hutbesin de!
28 Mart Cuma hutbesinde Türkiye genelinde tüm camilerde okutulan ‘Hürriyet ve mesuliyet’ hutbede, internet yasaklarına da gönderme yapılırken, cami cemaatine “Gemiyi alttan delmek isteyenlere izin vermeyin” çağrısı yapıldı.
“TEKNİK İMKANLARI KULLANIP EKOLOJİK DENGEYİ BOZUYORLAR”
Hutbede, Twitter ve Youtube yasaklarıyla ilgili “Kitle iletişim araçlarıyla dünyamızın küçüldüğü, geminin dibini delmek isteyenlerin çoğaldığı, teknik imkânları kullanıp tabiatın ekolojik dengesini dahi bozacak kadar ileri gittikleri günümüzde insanlık, Kur’an-ı Kerim’in ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in özgürlük ve sorumluk konusundaki mesajlarına her zamankinden daha fazla muhtaçtır.” ifadelerine yer verilirken, sosyal medya yasaklarının yer aldığı hutbeden dolayı Diyanet İşleri Başkanlığı’na tepki yağdı.
Bugün okutulan hutbe şöyle:
“Peygamber Efendimiz (s.a.s), Cahiliye karanlığındaki kalplere iman nurunu yerleştirmek için elinden gelen gayreti gösteriyordu. Bir yandan hâl ve hareketleriyle getirdiği hidayeti yaşayarak sunarken bir yandan da etkili ve üstün hitabetiyle ilâhî mesajı en hikmetli kelimelere döküyordu. Bir gün insan ve toplum için hayatî bir önem taşıyan “hürriyet ve mesuliyet” duygusunu ashâbına güzel bir benzetmeyle şöyle anlatıyordu: Toplumsal sorumluluğun ve bireysel hürriyetin sınırlarını belirleyen bu hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), çok beliğ bir üslupla yaşadığımız dünyayı bir gemiye, bütün insanları da bu gemide yol alan yolculara benzetir.
Yolcular kendi içlerinde iki kısma ayrılır. Bir kısmı Allah’ın koymuş olduğu sınırları gözeten ilim, irfan, akıl ve erdem sahibi insanlar; diğer kısmı ise bu sınırları çiğneyen, heva ve arzularına esir düşmüş, hürriyeti başıboşluk ve sorumsuzluk olarak telakki eden, sonu hem kendisinin hem de insanlığın felaketi olacak bir hürriyet anlayışına sahip olan kimselerdir.
“GEMİNİN DİBİNİ DELMEK İSTERLER”
Gemi hareket etmeden önce bu iki grup insan kura ile gemide yolculuk yapacakları yerleri belirlemiş, birinciler üst kısımda, ikinciler ise alt kısımda yerlerini almışlardır. İlahî rotada seyreden gemi, tam denizin ortasına vardığında aşağıdakiler güya yukarıdakileri gidip rahatsız etmemek gibi masumane görünen bir bahaneyle su ihtiyaçlarını gidermek için geminin dibini delmek isterler.
İşte bu hâl karşısında yukarıdakiler bütün insanlığın ortak malı olan bu geminin delinip su almasına mani olmadıkları takdirde yukarıdakilerle aşağıdakiler hep birlikte helak olacaktır. Ancak önlerine durup hikmetli bir yolla engel oldukları zaman sadece kendileri değil aşağıdakiler de batmaktan kurtulacaklardır.[1]
Hürriyet ve mesuliyet, zıt gibi görünen ancak birbirinden asla ayrılmayan iki kavramdır. Fertler ve toplumlar, yaratıcılarına, üyesi oldukları insanlık âlemine, üzerinde yaşadıkları ve ortak olarak kullandıkları tabiata karşı görevlerini ifa ettikleri oranda hürdür.
Hutbemin başında okuduğum ayet-i kerimede Rabbimiz “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zannediyor?”[2] buyuruyor. İslam’a göre hürriyet, başıboşluk demek değildir. Sorumsuzluk demek hiç değildir. Hürriyet, kötülük yapma ve günahlara dalma özgürlüğü demek değildir. Hürriyet, insanın, sadece başkasının köleliğinden, sadece başkasının emir ve direktiflerine göre yaşamasından kurtulması demek de değildir. Hürriyet, Allah’tan başkasına boyun eğmemek, O’ndan gayrısına teslim olmamak anlamına gelir. İslâm’da hürriyetin çok geniş bir anlam dünyası vardır. Hatta İslam alimleri iffet, içtihat, sabır, hilm, af, cömertlik, kanaat ve takva gibi yüce hasletleri hep hürriyetin birer şubesi olarak değerlendirmişlerdir. Zira iffet, cinsel arzulara esir olmamaktır. İçtihat, tembellik ve rahata esir olmamaktır. Sabır, korku ve sıkıntıya esir olmamaktır. Hilm, öfkeye esir olmamaktır. Af, intikam duygusuna esir olmamaktır. Cömertlik ve kanaat, mal sevgisine ve paraya esir olmamaktır. Takva ise nefsin hevasına ve şeytana esir düşmemektir. İslâm’ın insana kazandırmak istediği hürriyet, en başta kendi hevâ, heves, tutku ve arzularına kul ve köle olmaktan kurtulması anlamındaki hürriyettir. Ahlâkî ve vicdanî hürriyettir. İrade hürriyetidir. İrade hürriyeti kazanılmadan diğer hürriyetler korunamaz.
Günümüzde birçok hata, hürriyet kavramının yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Zira çoğu kimseye göre hürriyet, kişinin her yapmak istediğine sahip olmasıdır. Ancak unutmayalım ki böyle bir anlayış hem kişiyi hem de toplumu esarete ve felakete sürükler.
Kitle iletişim araçlarıyla dünyamızın küçüldüğü, geminin dibini delmek isteyenlerin çoğaldığı, teknik imkânları kullanıp tabiatın ekolojik dengesini dahi bozacak kadar ileri gittikleri günümüzde insanlık, Kur’an-ı Kerim’in ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in özgürlük ve sorumluk konusundaki mesajlarına her zamankinden daha fazla muhtaçtır.
Hepimiz, Rabbimizin bize emanet ettiği ortak gemide ebediyete doğru seyrüsefer halindeyiz. Rabbimiz, can emanetini sahibine teslim edinceye kadar bu gemiyi delmeden ve deldirmeden, sahil-i selâmete erebilmeyi cümlemize nasip ve müyesser eylesin!”
“TEKNİK İMKANLARI KULLANIP EKOLOJİK DENGEYİ BOZUYORLAR”
Hutbede, Twitter ve Youtube yasaklarıyla ilgili “Kitle iletişim araçlarıyla dünyamızın küçüldüğü, geminin dibini delmek isteyenlerin çoğaldığı, teknik imkânları kullanıp tabiatın ekolojik dengesini dahi bozacak kadar ileri gittikleri günümüzde insanlık, Kur’an-ı Kerim’in ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in özgürlük ve sorumluk konusundaki mesajlarına her zamankinden daha fazla muhtaçtır.” ifadelerine yer verilirken, sosyal medya yasaklarının yer aldığı hutbeden dolayı Diyanet İşleri Başkanlığı’na tepki yağdı.
Bugün okutulan hutbe şöyle:
“Peygamber Efendimiz (s.a.s), Cahiliye karanlığındaki kalplere iman nurunu yerleştirmek için elinden gelen gayreti gösteriyordu. Bir yandan hâl ve hareketleriyle getirdiği hidayeti yaşayarak sunarken bir yandan da etkili ve üstün hitabetiyle ilâhî mesajı en hikmetli kelimelere döküyordu. Bir gün insan ve toplum için hayatî bir önem taşıyan “hürriyet ve mesuliyet” duygusunu ashâbına güzel bir benzetmeyle şöyle anlatıyordu: Toplumsal sorumluluğun ve bireysel hürriyetin sınırlarını belirleyen bu hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), çok beliğ bir üslupla yaşadığımız dünyayı bir gemiye, bütün insanları da bu gemide yol alan yolculara benzetir.
Yolcular kendi içlerinde iki kısma ayrılır. Bir kısmı Allah’ın koymuş olduğu sınırları gözeten ilim, irfan, akıl ve erdem sahibi insanlar; diğer kısmı ise bu sınırları çiğneyen, heva ve arzularına esir düşmüş, hürriyeti başıboşluk ve sorumsuzluk olarak telakki eden, sonu hem kendisinin hem de insanlığın felaketi olacak bir hürriyet anlayışına sahip olan kimselerdir.
“GEMİNİN DİBİNİ DELMEK İSTERLER”
Gemi hareket etmeden önce bu iki grup insan kura ile gemide yolculuk yapacakları yerleri belirlemiş, birinciler üst kısımda, ikinciler ise alt kısımda yerlerini almışlardır. İlahî rotada seyreden gemi, tam denizin ortasına vardığında aşağıdakiler güya yukarıdakileri gidip rahatsız etmemek gibi masumane görünen bir bahaneyle su ihtiyaçlarını gidermek için geminin dibini delmek isterler.
İşte bu hâl karşısında yukarıdakiler bütün insanlığın ortak malı olan bu geminin delinip su almasına mani olmadıkları takdirde yukarıdakilerle aşağıdakiler hep birlikte helak olacaktır. Ancak önlerine durup hikmetli bir yolla engel oldukları zaman sadece kendileri değil aşağıdakiler de batmaktan kurtulacaklardır.[1]
Hürriyet ve mesuliyet, zıt gibi görünen ancak birbirinden asla ayrılmayan iki kavramdır. Fertler ve toplumlar, yaratıcılarına, üyesi oldukları insanlık âlemine, üzerinde yaşadıkları ve ortak olarak kullandıkları tabiata karşı görevlerini ifa ettikleri oranda hürdür.
Hutbemin başında okuduğum ayet-i kerimede Rabbimiz “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zannediyor?”[2] buyuruyor. İslam’a göre hürriyet, başıboşluk demek değildir. Sorumsuzluk demek hiç değildir. Hürriyet, kötülük yapma ve günahlara dalma özgürlüğü demek değildir. Hürriyet, insanın, sadece başkasının köleliğinden, sadece başkasının emir ve direktiflerine göre yaşamasından kurtulması demek de değildir. Hürriyet, Allah’tan başkasına boyun eğmemek, O’ndan gayrısına teslim olmamak anlamına gelir. İslâm’da hürriyetin çok geniş bir anlam dünyası vardır. Hatta İslam alimleri iffet, içtihat, sabır, hilm, af, cömertlik, kanaat ve takva gibi yüce hasletleri hep hürriyetin birer şubesi olarak değerlendirmişlerdir. Zira iffet, cinsel arzulara esir olmamaktır. İçtihat, tembellik ve rahata esir olmamaktır. Sabır, korku ve sıkıntıya esir olmamaktır. Hilm, öfkeye esir olmamaktır. Af, intikam duygusuna esir olmamaktır. Cömertlik ve kanaat, mal sevgisine ve paraya esir olmamaktır. Takva ise nefsin hevasına ve şeytana esir düşmemektir. İslâm’ın insana kazandırmak istediği hürriyet, en başta kendi hevâ, heves, tutku ve arzularına kul ve köle olmaktan kurtulması anlamındaki hürriyettir. Ahlâkî ve vicdanî hürriyettir. İrade hürriyetidir. İrade hürriyeti kazanılmadan diğer hürriyetler korunamaz.
Günümüzde birçok hata, hürriyet kavramının yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Zira çoğu kimseye göre hürriyet, kişinin her yapmak istediğine sahip olmasıdır. Ancak unutmayalım ki böyle bir anlayış hem kişiyi hem de toplumu esarete ve felakete sürükler.
Kitle iletişim araçlarıyla dünyamızın küçüldüğü, geminin dibini delmek isteyenlerin çoğaldığı, teknik imkânları kullanıp tabiatın ekolojik dengesini dahi bozacak kadar ileri gittikleri günümüzde insanlık, Kur’an-ı Kerim’in ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in özgürlük ve sorumluk konusundaki mesajlarına her zamankinden daha fazla muhtaçtır.
Hepimiz, Rabbimizin bize emanet ettiği ortak gemide ebediyete doğru seyrüsefer halindeyiz. Rabbimiz, can emanetini sahibine teslim edinceye kadar bu gemiyi delmeden ve deldirmeden, sahil-i selâmete erebilmeyi cümlemize nasip ve müyesser eylesin!”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Anket : Bu Yazı Hakkında Görüşün?
Bu içerik beklentinizi karşıladı mı? Benzer iöerikler gelsin mi?











